Esenyurt'ta Altyapı Çilesi: İSKİ'nin Yarım Kalan Kazıları İsyan Ettirdi
İstanbul'un hızla büyüyen ve dinamik yapısıyla öne çıkan ilçelerinden Esenyurt, son aylarda adeta bir altyapı kabusu yaşıyor. Şehrin en kalabalık bölgelerinden biri olan Esenyurt'ta, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından başlatılan geniş kapsamlı kazı çalışmaları, bitmeyen bir çileye dönüştü. Tam 214 ayrı noktada yapılan müdahaleler sonrası, sokaklar ve caddeler tamamlanmayan üst yapı çalışmaları nedeniyle çamur, çukur ve toz içinde bırakıldı. Bu durum, ilçe sakinlerinin günlük yaşamını felç ederken, bölgede büyük bir mağduriyet ve öfke dalgası yarattı.
Megakent İstanbul'da altyapı yenileme ve iyileştirme çalışmaları kent yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu tür projelerin, vatandaşların yaşam kalitesini düşürmeden, planlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesi elzemdir. Esenyurt örneği, bu koordinasyonun ne denli eksik olduğunu ve plansızlığın nelere yol açabileceğini acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yüzlerce metre uzunluğundaki yolların aylardır adeta bir şantiye alanına dönmüş olması, bölge halkını isyan noktasına getirmiş durumda.
Çamur ve Çukur Cehennemine Dönen Sokaklar
Esenyurt'un dört bir yanına yayılan 214 kazı noktası, semtin sokaklarını tanınmaz hale getirdi. Özellikle yağışlı havalarda derin çukurlar suyla dolarak adeta bir bataklığa dönüşürken, kurak günlerde ise etrafı yoğun bir toz bulutu kaplıyor. Kaldırımsız, çamurlu ve engebeli yollar, yayalar için büyük bir tehlike oluşturuyor. Çocukların okula gidiş gelişleri, yaşlıların sokağa çıkma cesareti ve engelli vatandaşların hareket özgürlüğü neredeyse tamamen kısıtlanmış durumda. Araç sahipleri ise her gün araçlarının alt takımlarına gelen darbelerle ve çamur kaplı lastiklerle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bu durum sadece fiziksel zorluklar yaratmıyor, aynı zamanda bölge esnafını da derinden etkiliyor. İş yerlerine ulaşımın güçleşmesi, müşteri trafiğini önemli ölçüde azaltırken, birçok işletmenin cirosunda ciddi düşüşlere neden oluyor. Esenyurt'un dinamik ticari hayatı, bu altyapı karmaşası yüzünden adeta durma noktasına gelmiş durumda. Vatandaşlar, "Evimize, iş yerimize ulaşmak bir çileye dönüştü. İSKİ kazıyor, gidiyor, kimse arkasını toplamıyor. Bu sorumsuzluk artık kabul edilemez," diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Altyapı Çalışmalarının Arka Planı ve Süreçteki Aksaklıklar
İSKİ'nin bu denli geniş çaplı bir kazı operasyonuna neden giriştiği genellikle şebeke yenileme, eski boruların değişimi veya kapasite artırımı gibi zorunlu altyapı iyileştirmelerinden kaynaklanır. İstanbul gibi büyük şehirlerde, zamanla eskiyen ve yetersiz kalan altyapı sistemlerinin modernize edilmesi kaçınılmazdır. Ancak bu tür projelerin en kritik aşaması, kazı sonrası üst yapı restorasyonudur. Esenyurt'ta yaşanan sorun, tam da bu noktada, yani altyapı tamamlandıktan sonra üst yapının (yolların, kaldırımların) eski haline getirilmesi sürecinde ortaya çıkıyor.
Sektör uzmanları ve şehir plancıları, bu tür projelerde İSKİ ve ilçe belediyeleri arasında sıkı bir koordinasyonun şart olduğunu vurguluyor. Altyapı kazılarının tamamlanmasının ardından, üstyapının hızla ve kalıcı bir şekilde onarılması için önceden belirlenmiş bir eylem planı ve yeterli bütçe ayrılması gerekmektedir. Esenyurt'ta görülen tablo, bu planlama ve koordinasyonun ya hiç yapılmadığını ya da yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor. Geçmişte de İstanbul'un farklı ilçelerinde benzer sorunlar yaşanmış, ancak Esenyurt'taki durumun boyutu ve süresi, sorunun kronikleştiğine işaret ediyor.
Vatandaşların Mağduriyeti ve Beklentileri
Esenyurt sakinlerinin yaşadığı mağduriyet sadece ulaşım güçlükleriyle sınırlı değil. Sürekli toz, çamur ve gürültü, bölgedeki yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Özellikle evlerinin önü kazılmış ve aylardır açık bırakılmış olan vatandaşlar, sağlık sorunları, psikolojik yıpranma ve güvenlik endişeleriyle boğuşuyor. Gece saatlerinde aydınlatması yetersiz bırakılan kazı alanları, hırsızlık ve kaza riskini artırıyor. Mahalle muhtarları ve sivil toplum kuruluşları, İSKİ ve ilgili belediye yetkilileriyle defalarca iletişime geçtiklerini, ancak somut bir çözüm ve hızlandırılmış çalışma planı alamadıklarını belirtiyor.
Esenyurt halkı, artık söz değil, somut icraat bekliyor. Talepleri oldukça net: Acilen üst yapı çalışmalarının tamamlanması, yolların ve kaldırımların güvenli ve kullanılabilir hale getirilmesi. Ayrıca, bu süreçte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve benzer sorunların gelecekte yaşanmaması için kalıcı çözümlerin üretilmesi isteniyor. Vatandaşlar, ödedikleri vergiler karşılığında temel belediye hizmetlerini ve yaşanabilir bir çevre hakkını talep ediyor.
Gelecek İçin Dersler ve Çözüm Önerileri
Esenyurt'taki bu durum, İstanbul'un genel altyapı yönetimi için önemli dersler sunuyor. Birincisi, büyük ölçekli altyapı projelerinin başlangıcından bitişine kadar tüm aşamalarının entegre bir şekilde planlanması zorunluluğu. İSKİ gibi kurumlar ile ilçe belediyeleri arasında daha güçlü bir iletişim ve iş birliği mekanizması kurulmalı. İkincisi, kazı sonrası üst yapı restorasyonunun projenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi ve bu iş için yeterli bütçe ve insan kaynağının ayrılmasıdır. Yüklenici firmaların sadece kazı ve boru döşeme ile yetinmeyip, üst yapı onarımını da aynı titizlikle tamamlaması gerektiği sözleşmelere net bir şekilde işlenmeli.
Uzmanlar, bu tür projelerin mahalle bazında veya daha küçük etaplar halinde yürütülerek, her etabın tamamlanmasının ardından derhal üst yapı onarımına geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Böylece, aynı anda yüzlerce noktanın açık bırakılması gibi bir karmaşanın önüne geçilebilir. Ayrıca, vatandaşların bilgilendirilmesi ve şikayet mekanizmalarının etkinleştirilmesi de büyük önem taşıyor. Esenyurt'taki bu altyapı çilesi, sadece bir yerel sorun olmanın ötesinde, büyükşehirlerin planlama ve uygulama kapasitesini sorgulatan önemli bir gündem maddesi olarak karşımızda duruyor. İstanbul gibi küresel bir metropolün, vatandaşlarına bu denli temel bir yaşam kalitesi sorunu yaşatmaması, acil çözüm bekleyen bir meseledir.